Brüj Bira Turu

Giriş

Türkiye’de yaşayan her bira sever için Belçika biraları önemli bir milattır. Ülkenin butik birayla  tanışması Leffe -Belçika’lı leffe- ile başlamıştır. Baklıldığında bugün bir çok Belçika birasını ülkede bulabilmek mümkün…

Biralarının yanında bundan yaklaşık 1 sene 2 ay önce gerçekleştirdiğim Belçika gezisi de benim için bir milattı. Altı gün boyunca dört şehir gezdim; (Brüj Gent, Antwerp, Brüksel) birbirinden lezzetli biraları tattım, keyifli vakit geçirdim. Elbette plan dahilinde olup da gidemediğim yerler de var. Yazı boyunca bu dört şehirden gezdiğim, plan dahilinde olup da gidemediğim ya da sonradan keşfettiğim bira ile ilgili ne varsa paylaşacağım. Yazının bu bölümü Brüj Bira Turu’ndan oluşacak. Diğer yazıları da en kısa sürede yayınlayacağım… 

Brüj

Eylül ayının sonları, yıllardan 2016. İlk yurt dışı seyahatim ve fazlasıyla heyecanlıyım. Bira yolculuğu sayesinde ve ilk defa yurt dışına çıkmak ve Bunun da Belçika olması benim için anlamlı. Charleroi hava alanından Brüj’e Flibco otobüsünü kullanarak gittim. Yolculuk yaklaşık 1.5 saat sürdü. Brüj’e vardığımda akşam olmak üzereydi. Kalacağım yere eşyalarımı yerleştirip bir şeyler de yedikten sonra bira yolculuğuna başladım .

Brüj
Brüj-Belçika

-Brüj’de bir yerden bir yere gitmek oldukça kolay; en uzak yer 1-1.5 km yürüme mesafesinde. –

‘T Brugs Beertje

Brüj’ün meşhur saat kulesine yaklaşık olarak dört dakika uzaklıktaki bu mekan ratebeer.com sitesine göre Brüj’ün en iyi bira barı. Barın internet sitesinden bira menüsüne erişmek mümkün, menüde ise üç yüzden fazla bira var:

http://www.brugsbeertje.be/English/our_beers_alfabetical.htm

t-brugs-beertje
T-Brugs-Beertje

Benim de ilk tercihim burası oluyor. Bara giriş yapıyorum, içerisi çok kalabalık ve herkes çok mutlu görünüyor. Zor da olsa girişte kendime bir yer buluyorum ve hemen oturuyorum.  Trappistes Rochefort 10 ile giriş yapıyorum. Bu birayı uzun zamandır merak ediyordum ve denediğime de deydi diyebilirim. 

Trappist Rochefort 10
Trappist Rochefort 10, T-Brugs-Beertje

Ratebeer.com sitesinde Westvleteren 12’den sonra en iyi quadrupel olarak gösterilen biranın sıralaması elbette tartışılır fakat çok iyi bir bira olduğu gerçeğini kabul etmek gerek. Biranın alkol oranı % 10’dan fazla olduğu için ülkeye giriş yapamaması üzücü.

Bir trappist birası olan Rochefort Bira evinin bulunduğu yer Brüksel ile Lüksemburg arasında ve Rochefort kasabasında ve Namur piskoposluğunda yer almakta. Bu köy aynı zamanda Famenne adında küçük bir doğal bölgenin coğrafi merkezi. Bira bu köyde bulunan Saint-Remy’nin Notre-Dame Manastırı’nda üretiliyor. Biranın suyu Tridaine maden ocağının bulunduğu kaynaktan geliyor…

Tappistes Rochefort 10: Alkol oranı % 11,3. Bulanık kahve renginde beyaz kalıcı köpüğü sahip bir bira. Damakta erik, kuru meyve, karamel, maya, ve şeker aroması hissediliyor. Gövde fazlasıyla yüksek ve içimi zor bir bira. En az Westvleteren 12 kadar iyi olduğunu düşünüyorum…

img_1852.jpg
‘T Brugs Beertje-Trappistes Rochefort 10

Bir sonraki tercihim yine bir trappist birası; Trappist Achel Blonde oluyor. Achel Bira Evi, Belçika’daki Trappist bira fabrikalarının en yeni ve en az bilinenidir. Bira, Hollanda sınırının hemen aşağısındaki Achel’deki Sint Benedictus Abdij’deki keşişler tarafından hazırlanır. Manastırın geçmişi 1600’lü yıllara dayanır; fakat bira evinin üretimi birinci dünya savaşında alman bira evi üreticileri tarafından durdurulmuştur. 1998’de yeniden kurulunan fabrika 2001’de ilk ürünlerini piyasaya sürmüştür.

Trappist Achel
Trappist Achel Blonde

 Achel 8 Blond: % 8 alkol oranına sahip birada maya, limon, malt, citrus ve bal aroması hissedebiliyor. Orta gövde ve yüksek karbonizasyona sahip güzel bir trappist birası. Bulunması Belçika’da bile zor olan birayı bulduğunuzda mutlaka denemenizi tavsiye ederim.

img_1868.jpg
‘T Brugs Beertje

İlk gün Brugge’e geç geldiğim ve biraz da hasta olduğum için turu noktalıyorum…. 

İkinci gün güzel bir Eylül sabahında Brugge’de uyanıyorum. Kahvaltıdan sonra ilk olarak Salvador Dali müzesi ziyaret ediyorum. Daha sonra ise önceden rezarvasyon yaptığım De halve Maan’ın bira turuna katılmak için bira evinin yolunu tutuyorum…

-Sizler de bira evi ziyareti yapmak istiyorsanız önceden rezarvasyon yapmanızı öneririm, tur 8,5 euro ve bir tane bira da dahil:-

https://www.halvemaan.be/en/brewery-visit/reserveren

IMG_2001.JPG
Dali Müzesi, Brüj

De Halve Maan Bira Evi, Brugge: Maes ailesinin hikayesi Leon Maes’in (I. Henri) bira fabrikasının başına geçmesiyle başlar. Amcası Canon Maes’in de desteğini alan Leon ilk olarak sour (ekşi) bira üretir.

1867 yılında gelindiğinde Leon bira üretimi hakkında daha fazla bilgi edinebilmek için  kardeşi Achère ile birlikte Endüstri devrimininde öncü ülkelerinden İngiltere’ye gider. Burada modern bira tekniklerini öğrenen Henri Brüj’e geri döner; malt ve şerbetçi otu yetiştirme tesisi kurar, ayrıca bira evine modern kazan kurulumu gerçekleştirir. Bu düzenlemelerden sonra ilk üretimler Pale ale ve stout olur. Kardeşlerin ölümü, birinci dünya savaşının patlak vermesi üretime bir süre sekte vursa da bira evi üretime devam eder.

1930’lu yıllarda III. Henri yeni tank ve soğutma sistemleri kurarak alt fermante bira üretimini gerçekleştirir. (lager) bock türü bira üretilmeye başlanır….

1981 yılında Véronique Maes ve babası Henri IV, ‘Straffe Hendrik’i geliştirir. Bu bira, önce Saint-Arnold heykelinin açılışında servis edilir. Straffe Hendrik, Strong (Güçlü) Hendrik anlamına gelir. 1997 yılında Véronique Maes bira evini yenilemeye karar verir ve bira evinin adı De Halve Maan adını alır. Bundan sonraki yıllarda  Straffe Hendrik Tripel ve Quadrupel büyük başarı yakalar ve bir çok ödül kazanır…

2005 yılında şehrin en önemli biralarından bir olan Brugge Zot’un üretimine başlanır….

Adsız
Brugse Zot’un ilk piyasaya çıkışı, 2005

Bira evi 16 eylül 2016 tarihinde bir ilke imza atar. 3,2 km uzunluğunda bir boru hattı dizayn ederek çevredeki barlara bira ulaşımını bu şekilde sağlar. Türünde ilk olarak bu projeye imza atan De Halve Maan Bira evi, böylelikle sadece Brüj trafiğine katkıda bulunmamış aynı zamanda dünya çapında da sesini çokça duyurmuştur….

BN-NV499_0503be_J_20160503125715
De Halve Maan, Bira Boru Hattı Çalışması
33E43C6900000578-0-image-a-2_1462521424463.jpg
Brüj Bira Boru hattı

Saat 15:00’e gelmek üzere. De halve Maan Bira Evi’nin yolunu tutuyorum. Bira evi turuna başlıyoruz. Yalnız hafta sonu üretim olmadığı için tanklar boş, şanssızız. 

IMG_2063.JPG
De Halve Maan Bira Evi
IMG_2060.JPG
De Halve Maan Bira Evi, Brugge
IMG_2045.JPG
De Halve Maan Bira Evi, Brüj
IMG_2124.JPG
De Halve Maan Bira Evi
IMG_2125.JPG
De Halve Maan Bira Evi
IMG_2073.JPG
De Halve Maan Bira Evi çatısından manzara

Bira evi ve bira prosesiyle ilgili ön bilgilendirme ve bira evi gezisinden sonra turumuz bitti. şimdi bira zamanı. İlk olarak hediye biramı içiyorum. Brugze Zot, Blonde.

IMG_2134.JPG
Brugse Zot Blonde

Brugse Zot Blonde, De Halve Maan Bira Evi: % 6 alkol oranına sahip biradan maya, malt, limon, çimen aromaları alabilmek mümkün. Orta gövde ve karbonizasyona sahip olan ortalama bir bira. Bu birayı Türkiye’de de bulabilmek mümkün. Mutlaka denenmesi gerekenlerden. 

Daha sonraki tercihim ise Straffe Hendrik Wild Tripel oluyor.

Straffe Hendrik Wild Tripel : % 9 alkol oranına sahip. Klasik Tripel olanına nazaran ekşi tatlar daha önde, bununla birlikte karamel, maya, meyve ve baharat aromalarıyla dengede bir bira. Gövde ortanın üzerinde, karbonizasyon orta. Benim beğendiğim bir bira oldu. 

IMG_2156.JPG
Straffe Hendrik, Wild Tripel

Son tercihim ise bira evinin en çok önerilen birası 11 numaralı  Straffe Hendrik Quadrupel oluyor.

three-fine-beers-to-taste
Straffe Hendrik Quadrupel

Straffe Hendrik Quadrupel, De Halve Maan Bira Evi: Üçlü arasında en beğendiğim bira bu oldu. Yüzde 11 alkol oranına sahip birada kuru meyve, karamel, bal, malt, acı ve tatlı aromaların dengede olduğu gövdeli bir bira. 

Biraların üzerine Brüj turunun güzel olacağını düşünüyorum. Yemek yedikten sonra Minnewaterpark’ı gezmeye karar veriyorum. 

IMG_2209.JPG
Minnewaterpark, Brüj

Güzel bir geziden sonra şişe dükkanlarını ziyaret etmeye gidiyorum. İlk Durağım Struise Bottle Shop oluyor, fakat o da ne mekan maalesef kapalı. Genellikle açık kapalı olan bu şişe dükkanını fırsat bulduğunuzda mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum.

struise.jpg
Struise Bottle Shop

Bir diğer şişe dükkanı önerim de Bachus Cornelius olacak. Yalnız pazar günü orası da kapalıydı ve ben maalesef gezme fırsatı bulamadım. Tekrar Brüj’e gidersem bu iki şişe dükkanını mutlaka ziyaret edeceğim.

bacchus-cornelius-beer
Bachus Cornelius

Tabi bolca turistik yerler olan 2 be, the bottle shop ve the bier temple’ı gezme fırsatım oldu. Sizlerin de buraları şöyle bir göz gezdirmenizde fayda var…

Sıradaki terchim Cafe Rose Red oluyor. Yine merkeze çok yakın bir yerde Rose Red; dediğim gibi en uzak mesafe 1,5 km olan Brüj’de uzak yer diye bir şey söz konusu değil.

cafe-rose-red
Cafe Rose Red, Brüj

Çalan müzikler, ortam çok güzel. Cafe Rose Red’i çok beğendim. Barmenden Belçika türü olmayan ama yerel bir bira evinin birasını önermesini tavsiye ediyorum. O da Struise Bira Evinden Black Albert’i öneriyor. Nadir bulunabilen bu birayı tatmak benim için bir ayrıcalık olsa gerek. 

Struise Bira Evi: 2001 yılında Oostvleteren, Belçika’da kurulan Struise 2008 yılında ratebeer.com tarafından dünyanın en iyi bira evi seçilmiştir. Belçika’da bile bulunması zor olan Struise Bira Evi’yle özellikle Amerikalı bira tutkunları yakından ilgilidir.

Adsız
Struise Bira Evi

Bira Evi’nin kurucusu Carlo Grootaert başlarda Westhoek bölgesinde küçük bir şaraphane kurar fakat bunu daha sonra bira evine dönüştürür. Kendisi bu değişiklikle ilgili biranın ürün yelpazesinin daha geniş olduğunu,  %2, %13 hatta bunun daha üzerinde alkol oranına sahip biraya ulaşabileceğini ve bira ile uluslar arası pazarda önemli yerlere gelinebileceğini belirtmiş. 10 yıl önce üretimlerinde üç çeşit şerbetçi otu kullanan bira evi gün itibariyle otuz beş’ten fazla şerbetçi otu kullanıyormuş. Şimdiye kadar çok farklı biralar ürettiklerini söyleyen Carlo Grootaert “Yeni gelişmeleri göz ardı etmiyoruz, modaya uygun olmak istemiyoruz, çünkü daha iyisini yapmak istiyoruz.” diyerek biraya verdiği önemin ne kadar büyük olduğunu belirtmiştir.  Belçika’nın en önemli bira evlerinden biri olan Struise’in her birası deneyseldir ve görüldüğü zaman mutlaka alınmalı/denenmelidir.

IMG_2274.JPG
Struise Bira Evi ,Black Albert

Struise Bira Evi, Black Albert: %13 alkol oranına sahip bir imperial stout. Şişeyi açar açmaz kahve, çikolata, karamel kokusuyla beni mest etti. İlk yudumda kavruk malt, siyah çikolata, kahve, acı tatlar, koyu meyve ve şerbetçi otu aroması dengesi harika. Gövdeli yağsı bir yapısı var. % 13 alkol bana mısın demiyor. Bulunduğu zaman kaçırılmamalı, mutlaka denenmeli… 

Cafe Rose Red’ten ayrılıyorum. Şimdiki durağım ise Le Trappiste oluyor. Burası da güzel bir bar, menüde çoğunlukla trappist biraları mevcut.

Adsız.png
Le Trappiste, Brüj

Menüde dikkatimi Orval’ın üç yıllık olanı çekiyor, terihim bu bira oluyor.

img_4070.png
Orval, Brasserie dOrval, Le Trappiste

Manastırın sınırları içerisinde yer alan Orval Brewery, 1931’de Orval’ın muazzam yeniden imar çalışmalarını finanse etmek için yaratılmıştır. Biranın ticari politikası manastır topluluğunun değerlerine göre uyarlanmıştır. Marka istihsallerinden elde edilen gelir, sosyal refah eserlerine ve binaların bakımına harcanmıştır.

Bira ilk olarak 1931’de üretilmiştir ve eşsiz lezzetini suyun kalitesine, şerbetçiotu ve mayaya bağlıdır. Bira fabrikası, Bavyera’dan selamlayan Orval ilk brewmasterına geri dönen aromatik ve eşsiz şerbetçiotu çeşitlerini seçmiştir. İngiliz şerbetçi otlarını aynı zamanda soğuk ekleme yöntemiyle biraya eklenmiştir. Bu da biranın acılığını korurken aromasını ve kokusunu da belirgin hale getirmiştir. 

Fermantasyonun çeşitli aşamaları -orijinal mayayla ve vahşi mayayla birlikte fermantasyon, ardından şişedeki fermantasyondur. Biranın olgunlaşma süresi bir hayli uzundur ve üretildikten sonra en az 6 ay bekletilmesi gerekmektedir.

Orval, Brasserie dOrval: Alkol oranı % 5,2 olan biranın yeni olanıyla 3 yıllık olanı arasında dağlar kadar fark var. Malt, meyve, şerbetçi otu aromasıyla çok kompleks bir bira. Orta gövde ve karbonizasyona sahip. 

Benim için Brüj gezisi burada bitiyor. Sizlerin de önerilerini beklerim. Zira Brüj’e yakın zamanda tekrar gitmeyi düşünüyorum. Şimdiki durağım ise Gent. Bir sonraki yazımda gent ile ilgili de detaylı bilgiler vereceğim. Şimdiden mutlu seneler dilerim. 

 

 

“Brüj Bira Turu” için 5 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s